Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

teknoloji casusu

Eylül 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Eylül 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

QTEK 8500 STRTrK Küçük Mucize

08112006120328PMD2UE

 Ürün Özellikleri :
 Genel Özellikleri
 Boyutlar  98.5 x 51.4 x 15.8 mm
 Ağırlık  99 gr
 Şebeke  850/900/1800/1900
 Ajanda  Var
 Alarm  Var
 Titreşim  Var
 Hesap Makinesi  Var
 Java Desteği  Var
 HandsFree (Eller Serbest)  Var
 Resimli Telefon Defteri  Var
 Ses Kayıt  Yok
 Ortam Sesleri Kayıt  Var
 Kronometre  Var
 Bas Konuş  Yok
 İşletim Sistemi  Microsoft Windows Mobile 5.0 Smartphone
 Zil Tipi  Polifonik , MP3
 Telefon Tipi  İstiridye Kapak
 Güç Özellikleri
 Pil Türü  Li-Ion
 Pil Gücü  750 mAh
 Bağlantı Özellikleri
 Bluetooth  Var
 Wi-Fi.  Yok
 Bağlantı Özellikleri
 Dahili Modem  Var
 GPRS  Class 10
 GPS   Yok
 EDGE   Var
 3G    Yok
 Bağlantı Özellikleri
 Push E-mail  Var
 E-mail Desteği  Var
 WAP   Versiyon 2.0
 Infra Red (Kızıl Ötesi)   Yok
 PC Senkronizasyonu   Var
 Kamera Özellikleri
 Görüntülü Konuşma  Yok
 Entegre Kamera  Var
 Kamera Çözünürlüğü  1.3 Megapixel
 Kamera Zoom  Yok
 Video Kayıt  Var
 Sesli Video Kayıt  Var
 Video Oynatma  Var
 Entegre Flaş  Yok
 Eğlence
 MP3 Çalma  Var
 Radyo  Yok
 MMS  Var
 Melodi Programlama  Yok
 Oyun  Var
 Hafıza Özellikleri
 Telefon Hafızası  64MB RAM, 64MB ROM
 Telefon Rehberi Hafızası  Ortak (paylaşımlı) hafızada
 Arttırılabilir Hafıza  Var
 Hafıza Kartı Tipi  Micro SD
 Ekran Özellikleri
 Ekran Tipi  TFT
 Ekran Çözünürlüğü  240 x 320 Piksel
 Ekran Renk Çözünürlüğü  64K Renk
 Diğer
 Paket İçeriği  Şarj Cihazı, Batarya, Kullanma Kılavuzu, Data Kablosu,Stereo Kulaklık, Yazılım CD leri
 Açıklama  
  • Ürün özellikleri, üretici-distribütör firmalar ve çeşitli internet kaynaklarından alınmıştır. Özellik bilgilerinin doğruluğu tarafımızdan %100 garanti edilmemektedir.
  •  Garanti Süresi (Ay)  24

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    IBM'den üç yeni buluş

    computerhbr1233 IBM, nanoteknoloji alanında geçtiğimiz haftalar içinde üç buluş gerçekleştirdi.


    Buluşlardan ilki, verilerin doğrudan atoma yüklenmesini mümkün kılabilecek bir sisteme ilişkin olarak geliştirildi.
     

    IBM araştırmacılarının geliştirdiği tek bir atomun manyetik anizotropisini ölçebilen yöntem sayesinde, araştırmanın sonuçlanmasını takiben verilerin atomlara yüklenebilmesi sağlanabilecek.
     

    Bu buluşla yeni nesil veri depolama üniteleri sadece birkaç atom ya da molekülden oluşabilecek ve ultra küçük boyutlarda cihazlar üretilebilecek.
     

    Verilerin atomlarda depolanabilmesi, 30 bin adet uzun metrajlı filmin yada YouTube'nin tüm video arşivinin ipod büyüklüğündeki bir cihaza sığabilmesini mümkün kılacak.
     

    IBM araştırmacılarının geliştirdiği ikinci nanoteknoloji buluşuna göre ise mikro işlemcilerin performansını belirleyen transistörler moleküler boyuta küçültülebiliyor ve bu da, bir naphthalocyanin molekülü içinde
    kullanılan iki hidrojen atomunun, transistörlerin yerine getirdiği elektrik devresi görevini üstlenmesiyle mümkün oluyor.
     

    Araştırma sonuçlarının ticari bir ürüne dönüşmesi için uzun süreye ihtiyaç bulunmakla birlikte, teorik düzeyde, transistörlerin moleküler şalterlerle değiştirilmesi, gelecekteki standart bir PC'nin, günümüzdeki
    en hızlı süper bilgisayarın hızında çalışabilmesi anlamına geliyor.
     

    Bilgisayarların çok daha az yer kaplamasına imkan tanıyacak yeni teknoloji sayesinde, yerden ve enerjiden daha fazla tasarruf sağlanmasının da önü açılıyor.
     

    IBM laboratuvarlarında geliştirilen son nanoteknoloji buluşu ise nano ölçekte baskılamada yeni bir teknik ile 60 nano metreden küçük taneciklerin baskılanmasına olanak veriyor.
     

    Bu teknik ile biyomedikal çalışmalarda, kanser hücrelerinin tespit edilmesi ve işaretlenmesi gibi yeni imkanlar yaratıldığı gibi, metal, polimer, yarı iletken ya da oksit gibi maddelerin tek bir yüzey üzerine uygulanması da daha kolay hale gelecek.

    CNN TÜRK


    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    "Kahveyle parasetamolü karıştırmayın"

    26092007085957_15_393833cof Yeni bir araştırmaya göre parasetamol alırken çok miktarda kafein tüketmek karaciğerde hasara yol açıyor.


    Kafein ve parasetamol karışımının karaciğer üzerindeki etkisinin karaciğer yetmezliğine yol açan alkol-parasetamol karşımıyla aynı olduğu belirlendi.
     

    Uzmanlar, yıllardır parasetamol alırken aşırı oranda alkol tüketiminin zehirli bir karışıma yolaçtığına dair uyarılarda bulunuyordu.
     

    Bilimadamları kafeinle birlikte ağrıkesici alındığında da zararlı bir bileşim meydana geleceği uyarısını ilk kez yaptı.
     

    ABD'li bilimadamları tarafından yapılan ve ACS Kimyasal Toksiyoloji dergisinde yayımlanan çalışmada parasetamol alanların içtikleri kahve ve enerji içeceği miktarını azaltmaları gerektiği belirtildi.
     

    Kimyager Sidney Nelson, "İnsanlar bu potansiyel olarak zararlı karışım hakkında uyarılmalı. Sonuç olarak parasetamol ya da kafeinli ürünleri almaye devam edebilirsiniz ama bunları birlikte aldığınız takdirde miktarlarını çok iyi ayarlamanız gerekiyor" dedi.

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Gıdada kanserojen madde oranı azaldı

    kizartmamns22 Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural Gökmen'in gıdaların kızartılması sırasında oluşan ve kansere neden olan 'akrilamid' oluşumunun azaltılmasını sağlayan çalışması uluslararası bilim çevrelerinde yankı uyandırdı.


    TÜBİTAK Teşvik Ödülüne de değer görülen Prof. Dr. Gökmen'in çalışmaları, kızarmış patates ve cipslerde ısı uygulamasıyla ortaya çıkan 'akrilamid' miktarının yüzde 90'a varan oranda azaltılabileceğini ortaya koydu.
     

    Gökmen'in ekmek, bisküvi ve kraker gibi fırıncılık ürünlerinde akrilamid miktarının azaltılması ile ilgili çalışmaları ise devam ediyor.
     

    Çalışmaya göre, kızartma gibi ısıl işlem uygulamadan önce kalsiyum klorür çözeltisinde bekletilen gıdalarda kanserojen maddeler büyük oranda azalıyor.
     

    Çalışma sonucunda bulunan yöntemlerin basitliği, tüm mutfak ve gıda sanayinde uygulama kolaylığı sağlarken, alışılmış lezzetlerde değişiklik yaratmamasıyla da dikkat çekiyor.
     

    Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural Gökmen, kanserojen bir madde olduğu bilinen 'akrilamid' üzerine yoğunlaştırdığını dile getirdi:
     

    "Akrilamid, kızarmış patates başta olmak üzere, ekmek, bisküvi, kraker gibi fırıncılık ürünlerinde ve kavrulmuş kahve-kakao gibi ısıl işlem görmüş gıdalarda bulunuyor. Bu tip gıdalarda akrilamid varlığını ilk kez İsveçli bilimadamları 2002'de rapor etti.
     

    Bilim çevreleri de gıdalarda akrilamid varlığının tespit edilmiş olmasını ciddi bir problem olarak kabul etti. Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere dünya çapında birçok yasal otorite, gıdalarda akrilamid oluşumunun engellenmesi üzerine çalışmalar yapılmasının gerekliliği üzerinde fikir birliğine vardı."
     

    Gökmen, kızarmış patatesler ve patates cipslerinde kızartma sırasında akrilamid oluşumunun azaltılması ile ilgili çalışmalarında ise ciddi ilerlemeler kaydettiklerini belirtti:
     

    "Örneğin bir tür tuz olan kalsiyum klorür çözeltisine daldırma işlemi ile kızartma sırasında patateslerde oluşan akrilamid miktarının yüzde 90'a varan oranda azaltılabileceği gösterilmiştir. Bu uygulama basitliği nedeniyle hem mutfaklarda hem de restoran ve işletmelerde uygulanabilirliği açısından büyük bir önem taşımaktadır.
     

    Ayrıca kızartma öncesinde 10-15 saniyelik bir mikrodalga pişirme uygulaması ile oluşan akrilamid miktarının yüzde 60'ın üzerinde azaltılabileceği belirlenmiştir. Çalışmalarımızda ana unsur, alışılagelmiş lezzetin bozulmadan riskin minimize edilmesi. Son dönemde İtalya ile çok basit bir müdahaleyle ekmekte akrilamid oluşumunun sınırlandırılması, bu esnada da biyo yararlılığın arttırılması ile ilgili çalışmamızda bir takım somut verilere eriştik. Hala çalışma detaylandırılıyor."
     

    Prof. Dr. Vural Gökmen, ekmek, bisküvi ve kraker gibi fırıncılık ürünlerinde akrilamid miktarının azaltılması ile ilgili çalışmalarının da sürdüğünü söyledi.
     

    Mide kanserinin nedeni kötü beslenme
     

    Gökmen, Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Daire Başkanlığı'nın istatistiklerine göre Türkiye'de mide kanseri hastası sayısının, kanser türleri arasında 8-9'uncu sıralardan 2-3'üncü sıralara yükseldiğini belirtti:
     

    "Bu oranda yükselmesinin tek açıklaması olabilir: Beslenme alışkanlıklarının kötü yönde değişmesi. Burada genelleme yapacak olursak, daha çok işlenmiş gıda tüketiyor olmak beslenme ile ilişkilendirilen risklerin artmasının nedeni olabilir. Dolayısıyla gıda üreticilerine biz bilim adamları olarak, gıdaları daha sağlıklı şekilde nasıl üretebilecekleri ile ilgili reçeteler ve alternatifler sunuyoruz."
     

    Akrilamid nedir?
     

    Akrilamid, endüstriyel atık suları ve içme sularının işlenmesinde kullanılan poliakrilamidin üretildiği kimyasal bir madde olarak tanımlanıyor, toksik özellikleri ve potansiyel bir kanserojen madde olduğu belirtiliyor.
     

    Akrilamid, gıda maddelerine katılan bir katkı maddesi değil, pek çok gıda grubunda doğal bileşen olarak bulunan karbonhidrat ve proteinlerin yüksek sıcaklık koşullarında tepkimesi sonucunda da oluşuyor. Ancak ısıl işlemler sonucu gıdalarda akrilamid oluşabildiği 2002 yılı başlarında ortaya konuldu.
     

    Akrilamid, özellikle kızartılmış, kavrulmuş, ızgara veya fırında pişirilmiş gıdalarda 120 derecenin üstündeki sıcaklıklarda oluşuyor. Buna karşın haşlanarak pişirilen gıdalarda akrilamide rastlanmıyor.
     

    Gıdaların yapısında bulunan bazı şeker ve proteinlerin yüksek sıcaklıklardaki reaksiyonları sonucunda akrilamid oluşabildiği de bilimadamlarınca kanıtlandı.


    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Küresel ısınmaya karşı ilginç proje

    kureselOkyanusun dibine batırılan dev plastik borularla mikroorganizmaların yüzeye çıkarılması ve bulut oluşumuna katkı sağlaması düşünülüyor.


    İki bilimadamı küresel ısınmanın etkilerini önlemeye yönelik ilginç bir proje ortay attı. Okyanuslara dev plastik borular yerleştirilmesini öneren projenin ayrıntıları şöyle. 


    200 metre uzunluğunda, 10 metre çapındaki yüzbinlerce dev plastik boru okyanuslara yerleştirilecek. Bu boruların dibe batırılmasıyla, mikroorganizmalar açısından zengin dip suyu yüzeye çıkartılacak. Bu mikroorganizmaların yukarı çıkmasıyla da deniz yüzeyinde oluşacak küçük bitkiler karbondioksiti emip, bulut oluşmasını sağlayan dimetil sülfat gazı üretecek.


    Oluşacak bulutlar da dünyanın üzerini kaplayarak ısınmayı önleyecek.


    Bazı bilimadamları öneriyi tartışılmaya değer bulurken bazıları da “tam bir zaman kaybı” olarak tanımladı.

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Microsoft’un gözü Facebook’ta

    273226 Wall Street Journal gazetesi, bilgisayar devi Microsoft şirketinin, siteye yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Gazete şirketin, Facebook’un yüzde 5 hissesi karşılığı 300 ila 500 milyon dolar arasında bir meblağ ödemeye hazır olduğunu yazdı.
     
    Facebook, 2004 yılında ABD’nin Harvard Üniversitesi’nde öğrenci olan 19 yaşındaki Mark Zuckerberg tarafından oluşturulan bir internet sitesiydi. 


    Facebook’un önceleri üyeliği Harvard öğrencileriyle sınırlıydı. Fakat kısa süre içinde önce Boston bölgesindeki diğer üniversitelere, sonra da ülke çapındaki okullara yayıldı.


    11 Eylül 2006’dan itibaren, herhangi bir elektronik posta adresi olan herkesin kullanabildiği Facebook, dünyanın en çok kullanılan internet sitelerinden birine dönüştü.


    Sonunda sitenin başarısı dev şirketlerin de dikkatini çekti.


    Wall Street Journal gazetesi, bilgisayar devi Microsoft şirketinin, siteye yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Gazete şirketin, Facebook’un yüzde 5 hissesi karşılığı 300 ila 500 milyon dolar arasında bir meblağ ödemeye hazır olduğunu yazdı. Bu durumda Facebook’un değerinin 10 milyar doları bulması mümkün.


    Facebook ise haber hakkında yorum yapmaktan kaçındı.


    Halen 42 milyon aktif kullanıcısı olan Facebook, MySpace’den sonra dünyada sosyalleşme amaçlı olarak en çok kullanılan ikinci internet sitesi.


    İngiltere’de ise bugün açıklanan rakamlara göre yaklaşık 6 buçuk milyon kullanıcıyla MySpace’i geride bırakarak, bu klasmanda ilk sıraya yükselmiş durumda. 


    Kurucusu Mark Zuckerberg, daha önce Facebook’un bağımsız bir site olarak kalmasından yana olduğunu söylemişti.


    Zuckerberg geçen yıl Yahoo’nun 1 milyar dolarlık teklifini de reddetmişti.


    Son gelişmeler sonrasıysa Microsoft’tan sonra Google’ın da Facebook’un hisselerine talip olabileceği belirtiliyor.


    Microsoft ve Google iki yıl önce de Time Warner’e ait AOL şirketinin yüzde 5 hissesini almak için rekabete girişmiş, 1 milyar dolar ödeyen Google hisselere sahip olmuştu.

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Halo 3 satış rekoru kırıyor

    20070927230141 Microsoft'un beğenilen oyunu Halo'nun devam oyunu satış rekorlarını alt üst etti...
     
     
    Xbox 360 oyunu ilk satış gününde sadece ABD'de 170 Milyon Dolarlık ciro elde etti. Microsoft'a göre bu rakam oyun endüstrisinde bir rekor.


    Halo 2, ilk 24 saat içinde 125 Milyon Dolar ciro elde etmişti. Microsoft diğer ülkelerdeki satış rakamarı hakkında bir şey söylemedi.

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Live Search daha düzenli bir sürüme geçti

    20070927225847 Microsoft arama motoru hizmetini yeniledi. Artık kullanıcılar daha isabetli aramalar yapabilecek...


    Redmond'lular internet arama motorlarının yeni bir sürümünü tanıttılar. Firmanın kendi verilerine göre Microsoft arama dizinini yani veri tabanındaki site sayısını dört katına çıkardı.


    Ayrıca kullanıcıyı yaptığı aramada destekleyen algoritmalar yeniden düzenlendi. ComScore'a göre Microsoft'un Live Search hizmeti ABD'de yapılan tüm aramaların % 11,3'ünü kapsayarak Google ve Yahoo arkasından gelerek 3. sırayı kapıyor. Google aramaların % 56,5'ini, Yahoo ise 23,3'ünü kapsıyor.


    Download: Windows Live Suite

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    Devasa sabit diskli Blu-ray kaydedici

    20070926214647 Sharp firması dudak uçurtacak kadar yüksek bir kapasiteye sahip olan bir Blu-ray kaydedici tanıttı..
     
     
    Sharp firması 1 TB depolama alanına sahip olan Aquos BD-HDW20 Blu-ray kaydediciyi duyurdu. Bu kapasite ile 127 saatlik yüksek tanımlı TV programı kaydedilebilecek.


    HDMI çıkış sayesinde cihaz, görüntü materyalini 1080p (Full-HD) çözünürlüğünde oynatabilecek. Aquos BD-HDW20 ayrıca 24p oynatımına, DTS-HD Master Audio ve Dolby TrueHD gibi çeşitli dijital ses formatlarına da destek veriyor.


    Sharp Aquos BD-HDW20 aralık ayının başlangıcında Japonya'da 300.000 Yen fiyat etiketi ile pazara sunulacak. Bu yaklaşık olarak 1850 Euro'ya tekabül ediyor. Cihazın Avrupa'ya gelip gelmeyeceği konusunda Sharp bilgi vermedi. 

    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN

    En Yeni Lojistik Çözümleri…

    20070927150114 YASAD Yazılım Bölgesi Salon 1'de yer alan LA, lojistik sektörüne yönelik çözümlerini tanıtacak.


    Türk yazılım dünyasının tanınmış isimlerinden LA, 2-7 Ekim tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek CeBIT Bilişim Eurasia'ya katılıyor. Fuarda İş Dünyası YASAD Yazılım Bölgesi Salon 1'de yer alacak olan LA, lojistik sektörüne yönelik yazılım çözümlerini tanıtacak. Kurumsal yazılım uygulamalarında uzman olan LA, fuarda, operasyonel tedarik zinciri yönetimine yönelik LV3, tedarik zinciri planlamasına yönelik Syncron ve tedarik zincirinin bütünleştirilmesine yönelik olarak kendi geliştirdiği LAWEP çözümlerini sergileyecek.


    Tedarik Zincirinin Son Halkası LAWEP


    LA, fuarda, özellikle LAWEP çözümünü ön plana çıkaracak. LAWEP Tedarik Zinciri Entegrasyonu, günümüzün hızla değişen iş kurallarına en hızlı şekilde adapte olabilecek biçimde geliştirilmiş bir çözüm. Tedarik zincirini tek merkezden izleyerek sinerjik başarıyı yakalamayı mümkün kılan LAWEP, Çöp Bilgi Ayıklama gibi kendine has özellikleri, versiyon bağımsız geliştirme platformu, süreç odaklı yaklaşımı ve kullanım kolaylığı ile dikkat çekiyor. LAWEP, programcılar, BT (Bilgi Teknolojileri) sorumluları, son kullanıcılar, üst düzey yöneticiler ve iş ortakları tarafından rahatlıkla kullanılabiliyor.


    Şirket içinde kullanılan bütün yazılımlara esneklik, kapsam, mobilite ve hız kazandıran LAWEP, 360 derecelik veri görüşü sağlıyor. Bir "gate" (kapı) özelliği taşıyan LAWEP, şirket içinde kullanılan bütün yazılımları birleştiren bir düğüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu da onu eşsiz bir bilgi paylaşım platformu yapıyor.


    Yazılımda Yenilikçi Yaklaşımlar


    2004 yılında kurulan LA, yazılım projelerinde yurtiçi ve yurtdışı deneyimine sahip danışmanlardan oluşan güçlü bir kadroyla hizmet veriyor. Tedarik zinciri yönetiminde ERP (kurumsal kaynak planlaması) yazılımlarının tıkandığı noktalar olduğunu fark eden LA, kendine tedarik zincirini hedefleyen yeni bir vizyon çizmiş bulunuyor. Belirlediği vizyon doğrultusunda bilgi birikimi ve deneyimini sürekli artıran LA, yazılım geliştirme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Türkiye'deki tedarik zinciri ve lojistik yönetimi taleplerini göz önünde bulundurarak dünya çapında üretilmiş çözümleri değerlendiren LA, bugün tedarik zincirinizin her halkasına çözüm getiren esnek yazılımlar sunuyor.


    LA hakkında


    LA, tedarik zinciri ve lojistik yönetimi çözümleri sunmaktadır. Ürün portföyü, Türkiye distribütörü olduğu global tedarik zinciri çözümlerinin yanı sıra kendi geliştirdiği yazılımlardan oluşmaktadır. LA, bugün LV3 yazılımıyla, operasyonel tedarik zinciri alanında, Türkiye'de lider lojistik firmalarıyla projeler gerçekleştirmekte; yurtdışında da büyük projelere imza atmaktadır. Öte yandan, kendi geliştirdiği LAWEP yazılımıyla, tedarik zinciri entegrasyonu alanında, yurtiçi ve yurtdışında kazandığı iş ortaklıklarıyla, her geçen gün vizyonunu genişletmektedir. 
     
    Diğer Teknoloji Haberlerine Ulaşmak İçin TIKLAYIN